Direk içeriğe geç (Enter ↩︎) Erişilebilirlik için geri bildirim gönder (Enter ↩︎)
meta, fusionfall, icos4

Yeni Aşama

Blogumun bitmek bilmeyen pasifliği, favori oyunumuzun kapanmasından sonra tıka basa dolan gelişmeler, aklımdaki yeni planları sizlerle paylaşma ihtiyacı ve yeni bir yıla girmek; yeni bir yazı yazmaya teşvik etti beni.

Geçenlerin Özeti

FusionFall, 2013 Ağustos’unda ilgili şirketlerin iflas/maddi sıkıntısı çekmesinden dolayı -iddia edilen- kapatılma kararı alınmıştı. 2009 ilâ 2013 arasında oyunla ilgili serüvene çıkalım diye FusionFall Türkiye adında site yaratmıştık. Tabi ilk çocukluk maceralarımızdan biri de sayılır. Bu site sayesinde blog anlayışı, insanlara ilgilendiğimiz konu için yardım edebilmeyi ve daha da fazlasını yapabilmeyi öğrenmiştim. Daha da fazlası derken bilgisayar üzerinde yeni yeni öğrenmiş olduğum bazı işler vs…

Malum oyun kapatılınca destek sayfamızın varlığı da manasız kalmıştı. Oyun kapatıldıktan sonra Facebook üzerinden yaşanan bazı olaylar üzerine yanlışlıkla 600 beğeni almış sayfamızı kaptırdık. Hikâyesini sorarsanız epey uzun hikâye. Yazmaya değeceğini sanmıyorum. Çalınan sayfa hakkında yapılan şikayetlere, ilgili sahip olduğum hakları her ne kadar araştırsamda sayfayı geri alamayacağımı anladım ve bende o sayfayı unuttum. Ama kendi sitemizi uçurtmadık da ona şükür diyorum. 🙂 Sonuç olarak sayfamızı çalan kişi zaten oyundan haber yapamayacağı için amacı boş bir sayfa olarak yalnız başına kalmış oldu.

FusionFall’dan sonra

Çocukluğumuzun oyunu bir anda gidince bir yandan direnenlerin yanında olmayı, bir yandan da yeni oyunlar arayışındaydım.

Elbet herkes birkaç ikna ile Cartoon Network’e oyunu geri döndürmesine teşvik edeceklerini planlıyordu o sıralarda. Fakat ne denedilerse olmadı, yapamadık. FusionFall Resurrection, FusionFall: Minecraft Edition, FusionFall Legacy gibi bazı projeler ortaya atıldı oyunseverlerden. Bazıları aylarca dayanamayıp kapandı, bazıları zar zor varlığını sürdürebildi. Kodlama öğrenmiş kişiler bir araya gelerek oyunu yeniden tasarlıyorlardı. (Hala yapmaktalar) Bense onları takip etmekte, elimden gelince yardım etmeye çalışıyordum. Ve bu konuda ‘elimden gelince’yi altını çizerek söylemek istiyorum ki pek de oyun kodlamakta hazır bir insan değildim. Sadece uzman olduğum konulardan resim çizimleri, oyun arayüzleri yaparak, haberleri takip ederek, birkaç fikirler sunarak destek oluyordum.

En büyük desteği tekrar bir FusionFall Türkiye Facebook sayfası açarak yapmış oldum. Bu seferki sayfanın amacı ölü bir oyundaki ilgili resimler, videolar, yazı paylaşımları olmayacaktı. Bu amaç ülkemizdeki FF oyuncularının tekrar birlik olup, oyunu yeniden yaratanlara destek olmalarını sağlamaktı. Cüzi bir miktar olsada bazı change.org kampanyalarında birkaç imza bonusu kazandırmış olduk. Ama ne yazık ki tercih ettiğimiz oyunun popüleritesi az olmasından, oyunla ilgili çoğu önemli ismin direnişten çekilmesinden dolayı FusionFall’la ilgili yaptığım işlerimin payı artık yarıya düşmekte ve her geçen saniyede bu pay azalıyor… Artmakta olan paya değinelim şimdi.

Yeni seçim

Yaklaşık yine FF ile yakın zamanda ortaya çıkmış, aşırı ünlenmiş olan bir oyun keşfetmiştim; Minecraft. Oyunun amacını anlatmaya gerek olacağını yine düşünmüyorum. 🙂 Zaten FusionFall’ın aksine gerçekten popüleritesi iyi olan bir oyun. Oyunu bilmeyen kalmamıştır diyebiliyorum.

Yeni seçimimdeki önemli etken; oyundaki tarz aynen olarak bana uymasıydı. Yaratmayı seven insanların tam olarak aradığı bir oyundu. Bu oyun bir diğer tanımla sanal bir ‘Lego’da denilebilir. Öyle ki bu oyunun içinde bile birkaç FusionFall projeleri yapan insanlar bile var!

Diyelim ki bunla ilgili bir Türkçe destek sitesi açacağımı varsayalım, bunun olasılığı biraz az olurdu, çünkü bunu yapmış birçok Türk var. Ama rakip olmak, her zaman kötü birşey sayılmaz bence. FusionFall Türkiye’nin Minecraft’lısı olabilir belki ‘yeni aşamada’. Tek gereken biraz daha sorumluluk üstlenmek olacak.

Yeni fikirler

FusionFall’dan sonraki zaman aynı zamanda tüketicilikten üreticiliğe geçme zamanım sayılırdı. Bir şeyi kullanmaktan çok o şeyi yaratmayı benimsemiştim.

Hayalimden gerçeğe dökmüş olduğum bazı karakterler çıktı aklımdan. Gerek eskiden yapmış olduğum bazı tuhaf yaratıklardan, gerekse diğerlerinden…

Bunlardan birisinin ismine ‘icos4’ adını verdim. İsmi bir üç boyutlu bir geometrik şekilden geliyor. 20 üçgen yüzlü bir prizma mı desek ne desek bilemedim. Okullardaki terimlere daha çok yabancı kaldığından 🙂 Latincede bu şey ‘Icosahedron’ olarak tanımlı. Karakterimizin gövdesi bu şekilden oluşuyor. 5-7 tane girişleri olacak delikleri var, bu parçalara da kahramanlarımızın kolları, bacakları, kanatları, kafaları vs. araçları giriyor. Geçen uzun zamanlarda bunlardan çizdim durdum işte. Bununla ilgili oyunlar, oyuncaklar, çizgi romanlar vs. aklımın ucundan geçmedi değil. Bakalım yapabildiklerim nereye kadar uzanabilecek…

Yeni site

Blog editörlüğü zamanlarımda çok tema hastasıydım, malum tasarım işlerine deliliğim yattığı için. Hali hazırda gelen temalara bağlı kalıyordum. Bunlardan sonra üstte de bahsettiğim gibi tüketicilikten üretici olmanın yaptığı etki sayesinde HTML, CSS kodlama dillerini kendi ilk sitemde deneme-yanılma tarzında adım atmaya başladım. Her aşama kaydettikçe site daha kullanışlı, daha çok şey öğrenmiş oluyordum. Bu iş artık benim için hobi hâline geldikten sonra sıfırdan site yazmaya başladım. 29 Mart 2014 onun doğum tarihiydi, artık yetiştirebildiğimiz kadar kısa bir sürede ilk yıldönümüne özel siteyi WordPress’e entegre ederek bütün bir blogu egeesin.com’a taşımayı düşünüyorum. Yuvamız hazır olduğunda artık taşınacağımız vakit gelebilir.

Twitter | Instagram | GitHub | Behance
Humans.txt • Bu site bendeniz tarafından tasarlandı, 11ty ile oluşturuldu. • 20082019